AYŞA GELİN
Telli duvaklı güzel gelin oldunda,
Kınadan başka sefa süremedin AYŞA GELİN.
Dikeni çalıyı elinle yoldunda,
Saçına takacak gülü deremedin AYŞA GELİN.
Yastığa koyuca ağrıyan hep baştı,
Gözlerin kurumadı her zaman yaştı,
Dürdüğün o yufkalar dağları aştı,
Çektiğin dertleri düremedin AYŞA GELİN.
Sandığamı kilitledin düşlerini,
Söyle nerede unuttun gülüşlerini,
Ömür tek tek sökmeden dişlerini,
Sevdanı kilim kilim seremedin AYŞA GELİN.
Hep bir tutam huzur için çabaladın
Bahçede bostanda ömrün çapaladın,
Güneş vurdı tepene şaşırdın bocaladın,
Gölgeliklere bile giremedin AYŞA GELİN.
Koyun koştun yetmedi de inek sağdın,
Gığ süpürüdün dağ gibi kermeler yığdın,
Anlamadın neden yaşadın neden doğdun,
Çok bekledin mutlu bir gün göremedin AYŞA GELİN..
Eltin olacak olan başı bitliye,
Görümcen denilen o çatal dilliye,
Kaynana dediğin o katır zilliye,
Bir tuluğun hesabını veremedin AYŞA GELİN.
Bu garip YOZÇOBANI da söyler derdin,
Ne bir murat aldın ne de gün gördün,
Emmiye teyzeye çok kazaklar ördün,
Sırtına bir yelek öremedin AYŞA GELİN.
Muhammet BAYIR (yozçobanı)
|
|