Her şey bir yaşanla başlar,
Ufak, masum bir yalanla
Tomurcuğun çiçek vermesi yalandır.
Merhamet, sevgi, beğeni, hoşlantı…
Hepsi; bütün duygular yalandan ibarettir.
Kandırmacadır duygular,
İnsanoğlunun hayal gücünün sonsuzluğudur aslında
En büyüğü yalanların aşktır.
Hiçbir soruya açık değildir nitekim.
Sorgulanmaya başlandığında terk eder ruhu
Bir daha gelmez, gelmeye yeltenmez, eskir, unutulur.
Nefret, kin, düşmanlık…
İşte bunlar gerçektir.
Bitmez; çünkü asırlarca sürer.
Kuşaklar yok edebilecek karda gerçektir.
Soykırımlar yapacak kadar sahicidir nefret.
Dolayısıyla aşk; soyların devamı için ortaya atılmış bir yalandır.
Gereksinimlerle ortaya çıkan bir kurgudur.
Zorunlulukları eğlenceli hale getirmeye yarayan bir araçtır.
Akıl; soyuttur ve sorgulanmayacak kadar yücedir.
Yalanlığı ya da gerçekliği önemli değildir.
Akıl nefretle işbirliği yapabilir; sevgiyle yapamaz.
Bu yüzden nefret ağır ve emin adımlarla süregider,
Sevgi koşuştururken tökezleyip derine düşer.
Dünya gerçek, hayat yalandır.
Adem ile Havva bu yalana alet edilmiş insancıklardır.
|
|